LÃL KUŞLARI VE GÖZYAŞLARI - Yeni Dalga
SATIN AL

LÃL KUŞLARI VE GÖZYAŞLARI

GÖKYÜZÜNÜN YAĞMUR KÜMELERİ
LÃL KUŞLARI VE GÖZYAŞLARI 

Birazcık
Biraz
Az biraz
Bira az
Kafa da yapmaz
Bilmek aldanmak kokulara
Belki
Ne bileyim, ne bilesin
Deprem oldu mu?
Sarhoşsan bide bir kadın
Afeet!
Sarhoş zaten "topla sepet"
Göç kafam, geç madam
Latin Amerika
Hatun harika
Kaç hatun gördüm böyle
Kaç gözyaşı kaç hatun
Kaç
Durma durursan
Yok, yok durma
Durmaklarının aklımda durma
Hevesi
Hem bilmezsin
Belki ben de
Anlatamam,
Zaten anlatsam
Bu gözler sende değil
Bu eller yüzünde olurdu
Belki
Ellerim
Yüzünün en ücra sokaklarında
Haraç keser
Ellerim senin olur. Senindi.
Ellerim o çok büyük ellerim
Yüzünde dolaşırken
Yani yüzün ellerimde kaybolurken
Belki ölmek süregelirdi ben,
 Seni solurken
Ciğerlerim
Sessizken
Sessizlik büyük en.
Mesela
Üç beş harabe ev çıkar karşıma,
Karşımıza
Yanımda sen olurdun
İşte bu bir mesela olurdu sadece.
Ama harabe öpülmüş en dokunaklı
Yerlerinden vahşice.
Bir hain bir devrimin
Arifesinde kaçmıştır belki
Ve bu harabe ve hain
Belki hain şiir yazmıştır
Kuşlar uçurmuştur belki
Saz çalmış, şarkı söylemiş
Gece ıslık çalmış
Tırnak kesmiş
Gece düşünmüş
Devrimi devrimini devrimlerini
Bir kalbin asıl devinimini
Göç yollarını,
Sevda kollarını devirmiştir belki
Bağırıp çağırmıştır
“Hey bulut güldün mü?
                               Şimdi"
Bulutların devrimi bitti mi sabah,
O da mazlum sınıfına
Âşık safına
Aşka
Geçer,
Bu geceler bunlar bunlar da
Güzel
Güzleri dökmekse de yapraklarını
Ne gözlerinden anlardım
Taptıklarını
Ne mahlası hain olan bir mazlum
Anlatırdı yaptıklarını
Ne de kaybolurdu gözlerim güzlerinde
(belki)
Latin Amerikalı güzel kadın,
Bilmem neydi adın
Sormadım
Soramadım
Bugünün haracı kaldı tenhalarda,
Nerede
Diyemedim
Kanıyla sanıyla insan derler bana
Bilmez misin?
Açtım ellerimi
Ellerim kırmızıdır benim
Yanakların gibi
Sormaz mısın?
Bir harabe olup da
Merak etmez misin?
Dile gelip: "Devrim yok burası
             Asfaltın sonu ben kocaman
                     Gözlerimle sana
               Bahar bahar güzüyorum"
Demez misin?
Ben çocuğunu iki saniye önce
Kucaklamış anne hiçbir şeyiyle
Bi’ saniye!
Anne ne hissedebilir ki
Sahi,
Bir insan ve iki saniyelik duygu
Olur mu hiç
Olur, belki oldu belki de
Sahi n'oldu?
Bak hemen üstümüzdeki denizde
Musa,
Ayırıyor bağlaçları ihtimallerden
Acz kalıyor aciz kalıyor
Firavunlar.
Alıyorum heybeme
Kadını, söküp Latin Amerika’yı, kendimi
    Ve Koydum muydu bir harabeye
             Bir hain ve herkesi
Açılıyor patlak ampullü sorgu odaları
Karakollar cümbüşler
Neyse ne işte
Bilmem kollar bir lâl kuşu
Beni de belki
Beş suçlunun sorgusu
Beş suçlu
Beşinin gözleri de
Göçebe
Beşinin ki de dağlı keşişin peşinde
Hani basıp basıp geçmese diyorlar
Bizleri üfleyip ney misali
Uçurmak istiyorlar
Yüreklerinden.
Keşişin ezdiği şeytan tüylerini
"Hişt, hişt kadın dışarı" suçsuz
"Amerika sende/sende harabe"
Böyle böyle harika!
O dünyayı devrimden tutuklu
Taş devrinde.
Ben yanımda durduğuna
Mutlu gözlerim olduğuna
İçim sığıyor alabildiğine
                      Haydi, balkanlara karşı
                             Bakanlar bakanlardan
                                                        Arşı
                               Bu yaptığın sevilesi sevilmesi
                                   Caiz monarşi.

                               Ahmet Burak AYDIN

LÃL KUŞLARI VE GÖZYAŞLARI LÃL KUŞLARI VE GÖZYAŞLARI Reviewed by Muammer Kökçü on Kasım 23, 2017 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.